Safe Space yani “güvenli alan” Türkiye’de de aktivizm alanlarında sıkça kullanılmaya başlandı. Dergimizin bu sayısının dosya konusu olan güvenli alanın tanımını birçok yazıda tartışıyoruz benim ilgilendiğim konu da kampüsteki güvenli alanlar olacak. Bu sebeple kampüslerde bizim için güvenli alan ne anlam ifade ediyor konusunu konuşabiliriz öncelikle. Kampüslerin hepimiz için güvenle yaşanabilir alanlar olması gerekiyor. Güvenle“Güvenli Alan Karşıtı Düşünceler” yazısının devamını oku
Yazar arşivleri: dergiarti
Medya İzlemesi
BUSOS Artı Dergisi ekibi olarak, Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği tarafından gerçekleştirilen “Öyle Değil Böyle: Cinsel Şiddet Alanında Hak Temelli Habercilik” atölyesine katıldık. 8 Temmuz 2019’da Kuzey Yeni Yadyok binasında gerçekleşen atölyede önce toplumsal cinsiyetten bahsettik. Ardından cinsel şiddetin ne olduğunu ve medya ile toplumdaki yerini inceledik. Son olarak, cinsel şiddeti haberleştirirken nasıl doğru haber dili,“Medya İzlemesi” yazısının devamını oku
Boğaziçi Kulüpleri ve LGBTİ+lar İçin Güvenli Alan
Güvenli alan, yirminci yüzyılın son çeyreğinde kadın hareketinde ortaya çıkan ve yeşil çember içinde pembe üçgen sembolüyle birlikte LGBTİ+lar tarafından da geniş ölçekte kullanılan bir kavram (1). İlk anlamlarından biri ötekileştirilmiş grupları şiddetten ve tacizden uzak tutan alanlardı (2). Elbette anlam zamanla değişime uğradı ve kavram bağlamıyla birlikte ele alınan özel bir tanıma dönüştü. Sözgelimi,“Boğaziçi Kulüpleri ve LGBTİ+lar İçin Güvenli Alan” yazısının devamını oku
Film Okuması: “Joy”
Joy (2018), ülkemizde İstanbul Film Festivali’nin ‘Sinemada İnsan Hakları’ bölümü kapsamında gösterime giren Sudabeh Mortezai’nin yönettiği Avusturya yapımı bir film. ‘Joy’ için yaklaşık bir senesini Nijerya ve Avusturya arasında sürekli yolculuk edip araştırma yaparak geçiren yönetmen, filmin çoğunlukla gözlemlediği gerçek olaylara bağlı kalmasını istediğini belirtiyor. Bu sebeple film kurgu olsa da gerçek olaylardan oldukça esinlenmiş“Film Okuması: “Joy”” yazısının devamını oku
Şugarmekanlar ve Anadolu LGBTİ+
Merhabalar! Artı Dergi’mizin bu sayısında dosya konumuzu güvenli alanlar seçtiğimizde araştırmalarımız bizi bir yandan tarihteki mücadelelere bir yandan günü-müzdeki kampüs ortamlarına götürürken dönüp Türkiye’deki duruma baktığımızda da konu ile ilgili örnekler bulduk. Bulduğumuz örneklerden LGBTİ+lar ve güvenli alanlar ile ilgili çalışan oluşumlardan ikisi ile iletişime geçtik ve onlarla süreçlerini değerlendir-diğimiz kısa bir röportaj yaptık ve“Şugarmekanlar ve Anadolu LGBTİ+” yazısının devamını oku
Kampüste Güvenli Alan
Güvenli alan kavramı 1960’larda Amerika Birleşik Devletleri’nde feminist hareketten doğdu. Moira Kenney’in ifadesiyle güvenli alan, özgürce konuşmak, davranmak ve kolektif bir güç ve direniş için stratejiler oluşturmak için oluşturulan toplulukları kapsıyor (1). Daha sonraları queer harekette ve ırkçılık karşıtı hareketlerde de benimsenmeye başlanan güvenli alan kavramının, 1980’lerde eğitim sürecine de dahil edilme fikri tartışılmaya başlandı.“Kampüste Güvenli Alan” yazısının devamını oku
Pop-up: Nedir?
Güvenli alan kavramına ilk olarak ikinci dalga feminizm hareketiyle beraber ortaya çıkan “consciousness raising groups”ta rastlıyoruz. Bu grupların temel amacı kadınların yerel oluşumlarda bir araya gelip deneyim paylaşımında bulunmalarını sağlamaktı. Fakat yine de güvenli alan konseptinin tarihin tam bu noktasında ortaya çıktığını iddia etmek yanlış olur. Feminist ve LGBTİ+ hakları hareketleriyle beraber kavramsallaşmaya başlamadan önce“Pop-up: Nedir?” yazısının devamını oku
Güvenli Alan: Yeniden Kavramsallaştırmaya Doğru
The Roestone Collective* Feminist, queer ve insan hakları hareketlerinde; güvenli alan, ötekileştirilmiş grupları şid-detten ve tacizden uzak tutmak düşüncesiyle ortaya çıktı. Bu tür bir güvenli alan aynı zamanda “özgürce konuşmak ve davran-mak, kolektif güç oluşturmak ve direniş için stratejiler oluşturmak için belli bir ruhsat”ı destekleyen konumdaydı (Kenney 2001:24). Benzer bir şekilde, birçok eğitmen sınıfları bilinçli“Güvenli Alan: Yeniden Kavramsallaştırmaya Doğru” yazısının devamını oku
