Irkçılık

 19.  yüzyılın sonlarında Güney Afrika’da elmas ve altın madenlerinin bulunması Avrupa kıtasından bölgeye büyük bir göç dalgasının oluşmasına sebep olarak yerli halkın yaşamını büyük oranda değiştirdi. Uzun yıllar boyunca beyaz azınlığın yönetiminde yerlilere yapılan ayrımcılık ve sömürü 1948 yılında ırksal ayrımcılığı savunan Milliyetçi Partinin iktidara gelmesiyle resmileşerek devam etti. “Apartheid” (ayrılık, ayrı olmak) sloganıyla uygulanan“Irkçılık” yazısının devamını oku

Uzun Beyaz Bulut

“Gelibolu’nun ayazı yamandır. Hiç acımaz, çarpar insanı.” Romanın ilk cümlesi İstanbul apartmanlarında büyüyen şehre sıkışmış bir çocuk düşünün. Çocukluğu boyunca belki daracık bir sokakta oynamış, genellikle betonlar arasında kalmış bir çocuk. Sadece bir kaç aylığına özgür olabiliyordu bu çocuk. Gelibolu. Kuş ve kurbağa sesleriyle her daim cırlayan, suyunun mavisiyle gönlümü açtığım güzel yer. İlk arkadaşlıklar,“Uzun Beyaz Bulut” yazısının devamını oku

Değişime Yürüyoruz

Bu 5 Mart’ta ilk kez bir yürüyüşe gittim. Biraz korktum önce ama etrafımdaki sayısız muhteşem insanı görünce hepsi geçti. İnsanlarla tanıştım, hepimiz farklıydık. Hayallerimiz farklıydı, büyüyüşümüz farklıydı. Bazıları 20 durakla geldi buraya bazıları yürüyerek. Bazıları ailesine haber vermeden geldi, bazıları ise şevkle. Hepimiz çok farklıydık. Fakat hepimizi korkularımız getirdi bir araya. Umudumuz getirdi, birlikteliğimiz getirdi.“Değişime Yürüyoruz” yazısının devamını oku

8 Mart Söyleşileri: Avukat Meltem Özkan

Avukat Meltem Özkan. İÜ Hukuk Fakültesi mezunu. 1995 yılından beri avukat olarak çalışmaktayım. 1- Bilgi birikiminizin hemen hemen eşdeğer olduğu erkek meslektaşlarınıza sizden daha fazla itimat edilmesi gibi durumlarla karşılaştınız mı ? Sizce bu gibi durumların sebepleri nelerdir? Daha güçlü görünmeleri, daha yüksek perdeden konuşmaları etkilidir. Bu sosyal hayatta erkeğin daha aktif olmasından kaynaklanır. İş“8 Mart Söyleşileri: Avukat Meltem Özkan” yazısının devamını oku

8 Mart Söyleşileri: Prof. Dr. Aslıhan Dönmez

Aslında şiddet denince haklı olarak aklımıza hep fiziksel şiddet gelmekte. Bunun yanında kadınlar olarak psikolojik şiddete de maruz kalıyoruz. Kadınlar olarak bu şiddet tipini nasıl fark edip karşı çıkabiliriz? Sizin de vurguladığınız gibi “şiddet” deyince çoğu insanın aklına çoğunlukla fiziksel şiddet gelse de aslında şiddet temel olarak fiziksel, cinsel ve duygusal olmak üzere üç temel“8 Mart Söyleşileri: Prof. Dr. Aslıhan Dönmez” yazısının devamını oku

ÖZGÜR YAŞAMIN MÜCADELESİNDE İRAN KADINLARI

Türkiye’de büyümüş ve yaşamaya devam eden bir genç kadın olarak, kadınlık üzerine düşüncelerim ve yaşadığım kadınlık deneyimi elbette ki içine doğduğum kültürden, bu yarı doğulu yarı batılı halimizden ya da bunlara nazaran çok daha evrensel olan ataerkiden azade değil. Kadınlığı bu anlamıyla kişisel ve kendi koşullarına göre sürekli yeniden şekillenen, yeniden üretilen bir deneyim olarak“ÖZGÜR YAŞAMIN MÜCADELESİNDE İRAN KADINLARI” yazısının devamını oku

Mücadelemizin Bitmemesi Ümidiyle

‘’Hayatımı erkekler için yeterli olabilmeye uğraşarak harcadığımı fark ettiğimde bu yazıyı yazma kararı aldım.’’ (Bir-iki ay önce yazmaya başladığım bir yazının giriş cümlesi) Ülke şartlarıyla kıyaslandığında ortalamanın çok daha üzerinde bir destek gördüm ailemden hep. Okumamı, kendi ayaklarımın üzerinde durmamı, birey olmamı çok isteyen bir ailem oldu. Etrafımda yine ortalamaya kıyasla çok daha fazla iyi“Mücadelemizin Bitmemesi Ümidiyle” yazısının devamını oku

GERÇEK YÜRÜYOR

1894’te Fransa’da, yüzyıllar sonrasında dahi tartışmalara konu olacak bir olay yaşanır. Fransız ordusunda görev yapan Yahudi asıllı Yüzbaşı Alfred Dreyfus, ‘Almanya için casusluk’ yaptığı iddiasıyla tutuklanır. Yapılan suçlamanın delili ise, Almanya Büyükelçiliği’ndeki çöp kutusundan çıkarılan yarısı yanmış bir kâğıtta (bordro) bulunan ‘D’ harfidir. Bilirkişi raporlarının kağıttaki yazı ile Alfred Dreyfus’un yazısının eşleşmediğini söylemesine rağmen, Dreyfus“GERÇEK YÜRÜYOR” yazısının devamını oku