BUCampus KİMİN?

“Bizim evimize geldiniz, evimizi işgal ettiniz ama bizimle beraber de yaşamak istemiyorsunuz.” Prof. Dr. Mine Eder1 Üniversitemizin değerli akademisyenlerinden Prof. Dr. Murat Gülsoy geçen hafta emekli oldu. 40 yıl önce öğrenci olarak girdiği okula 30 yıl hizmet verdi, sayısız katkıda bulundu. Kuruluşundan bu yana müdürlüğünü yürüttüğü B. Ü. Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi“BUCampus KİMİN?” yazısının devamını oku

Yıldız Silier İle Özgürlük Üzerine Söyleşi -2-

Eslem Kınay Kısım II: Sözlü Söyleşi -2 Özgürlüğü, bir durumdan ziyade süreç olarak ele aldığınızdan bahsetmiştiniz. Özgürlük nasıl bir süreç olabilir, biraz daha açabilir misiniz? Tabii. Mutluluğu ve özgürlüğü birbiriyle karıştıranlar, ikisini de sadece bir durum olarak ele alıyorlar. Bir kere oraya varınca “ben artık mutluyum, tamamlandım” gibi bir hedef olarak ele alındığı için asla“Yıldız Silier İle Özgürlük Üzerine Söyleşi -2-“ yazısının devamını oku

Yıldız Silier İle Özgürlük Üzerine Söyleşi -1-

Eslem Kınay (*Söyleşi 2022 yazından. Üniversite yönetimi dönem içerisinde basılı sayı çıkarmak için matbaayı kullanmamıza izin vermedi. Dijital versiyonu da bu yazdan. İyi okumalar.) Kısım I: Yazılı Söyleşi  Oldukça genel bir tanımla başlayacak olursak özgürlük nedir veya ne zannedilir? İlk bakışta, canının her istediğini yapabilen bir insanın özgür olduğu düşünülür. Böylece mutluluk ve özgürlük kavramları“Yıldız Silier İle Özgürlük Üzerine Söyleşi -1-“ yazısının devamını oku

Bilinmeyene Olan Nefret

 Selam, bu yazıma koyduğum başlık seni hangi düşünceden yakalayıp okumaya teşvik etti bilmiyorum, ama merak ediyorum: ‘bilinmeyene olan nefret’ ifadesi sende neler uyandırıyor?  Bilinmeyen şeyler dünyası çok geniş; uçsuz bucaksız. Çocukluğumuzu düşünelim, ailemiz dışındaki dünya nasılda yabancı ve korkulu bir bilinmezlik gibi gelirdi değil mi? Hepsi birer tehditmiş gibi. Güvenli ve bizi koruduğuna inandığımız alan,“Bilinmeyene Olan Nefret” yazısının devamını oku

HAKLI MÜCADELEMİZİN “RAK RAK” SESLERİ

Varoluşundan gelen bir mücadelenin içinde olmak, kolay değildir. Hayatını hayallerine uydurmaya çalışırken sürekli önüne engeller konulur. Kendine göre yaşamak zorunda bırakılırsın. Seçimlerin kişiliğine ve kim olduğuna bağımlı hale gelir. Toplum “sen”i kabul etmez, kendine ait görmez. Dışarıdan bir göz haline gelirsin; ailenden, arkadaşlarından, mahallendeki insanlardan uzağa atılırsın. Kolay değildir; kendin olmak, olduğun kişi için mücadele“HAKLI MÜCADELEMİZİN “RAK RAK” SESLERİ” yazısının devamını oku

Irkçılık

 19.  yüzyılın sonlarında Güney Afrika’da elmas ve altın madenlerinin bulunması Avrupa kıtasından bölgeye büyük bir göç dalgasının oluşmasına sebep olarak yerli halkın yaşamını büyük oranda değiştirdi. Uzun yıllar boyunca beyaz azınlığın yönetiminde yerlilere yapılan ayrımcılık ve sömürü 1948 yılında ırksal ayrımcılığı savunan Milliyetçi Partinin iktidara gelmesiyle resmileşerek devam etti. “Apartheid” (ayrılık, ayrı olmak) sloganıyla uygulanan“Irkçılık” yazısının devamını oku

Uzun Beyaz Bulut

“Gelibolu’nun ayazı yamandır. Hiç acımaz, çarpar insanı.” Romanın ilk cümlesi İstanbul apartmanlarında büyüyen şehre sıkışmış bir çocuk düşünün. Çocukluğu boyunca belki daracık bir sokakta oynamış, genellikle betonlar arasında kalmış bir çocuk. Sadece bir kaç aylığına özgür olabiliyordu bu çocuk. Gelibolu. Kuş ve kurbağa sesleriyle her daim cırlayan, suyunun mavisiyle gönlümü açtığım güzel yer. İlk arkadaşlıklar,“Uzun Beyaz Bulut” yazısının devamını oku

Değişime Yürüyoruz

Bu 5 Mart’ta ilk kez bir yürüyüşe gittim. Biraz korktum önce ama etrafımdaki sayısız muhteşem insanı görünce hepsi geçti. İnsanlarla tanıştım, hepimiz farklıydık. Hayallerimiz farklıydı, büyüyüşümüz farklıydı. Bazıları 20 durakla geldi buraya bazıları yürüyerek. Bazıları ailesine haber vermeden geldi, bazıları ise şevkle. Hepimiz çok farklıydık. Fakat hepimizi korkularımız getirdi bir araya. Umudumuz getirdi, birlikteliğimiz getirdi.“Değişime Yürüyoruz” yazısının devamını oku