Bir Dünya Yeter mi?

Dünyayı ister bir kaynak bütünü ister yaşayan bir organizma olarak ele alalım; mevcut üretim ve tüketim alışkanlıklarımızın bu gezegenin taşıma kapasitesini aştığı artık açıkça görülmektedir [1]. Yapılan araştırmalar, bugünkü yaşam biçimimiz herhangi bir düzenlemeye tabi tutulmadan devam ederse, önümüzdeki yarım yüzyıl içinde insanlığın ihtiyaçlarını karşılamak için iki Dünya’ya ihtiyaç duyulacağını ortaya koymaktadır. Bunun temel nedenleri arasında“Bir Dünya Yeter mi?” yazısının devamını oku

Bir Oyuncak Olarak Barbie

Bir resim, fotoğraf, heykel ya da herhangi bir nesne çok sayıda anlam taşıyabilir. Bu anlamlar yalnızca duyularımızla algıladıklarımızla sınırlı değildir; çoğu zaman daha derin, daha ideolojik anlamlar içerir. Barbie bebekler de bu açıdan bakıldığında yalnızca masum birer oyuncak değildir. Roland Barthes’a göre nesnenin ardındaki anlam, onun bir mit hâline gelmesini sağlar. Mit, belirli bir mesaj“Bir Oyuncak Olarak Barbie” yazısının devamını oku

Kadına Yönelik Şiddetin Gölgesinde Bir 25 Kasım

Dünyada her üç kadından biri hayatı boyunca farklı şekillerde en az bir kez şiddete uğruyor. Süregelen bu şiddet ise gün geçtikçe artıyor. Özellikle kendi toplumumuzda da neredeyse her gün şiddet mağduru bir kadın ya da çocuk görüyoruz. Bu duruma ithafen ve toplumda farkındalık yaratmak amacıyla, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 1999 yılında 25 Kasım tarihini Uluslararası“Kadına Yönelik Şiddetin Gölgesinde Bir 25 Kasım” yazısının devamını oku

Türkiye’de Trans Olmak: Tanıklıklar ve Mücadele

Trans hakları, yalnızca belirli bir grubun talebi değil; evrensel insan haklarının ayrılmaz bir parçası. Her bireyin kendi kimliğini özgürce tanımlama, bu kimlikle görünür olma ve onurlu bir yaşam sürme hakkı var. Ne var ki trans bireyler, dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi Türkiye’de de hem yasal düzenlemelerde hem de günlük yaşamda ciddi ayrımcılıklara ve şiddete“Türkiye’de Trans Olmak: Tanıklıklar ve Mücadele” yazısının devamını oku

••• DAŞ

Az önce ki halinden eser kalmayan yabancı oturuverir yanıma. Ortama hâkim olan ayazı yeni hissetmeye başlar. Yediği ayazla titreyen bedenini elleriyle sarar. Biraz önce yaşananların mimarı o değilmişçesine sükûta bürünür. Uykudan gözleri kapanmaya başlayınca da doğrulur oturduğu yerden. Derin bir iç çekişten sonra yalpalayarak gözden kayboluverir. Ve nihayet baş başa kalırım gecenin kendine has sessizliğiyle. Etrafım, denizi seyretmek, kısacık bir an bile olsa soluklanmak isteyen ziyaretçilerle doludur. Bunlardan bazılarını ilk defa görürüm. Halleri, tavırları alıştıklarımdan farklıdır. Onları istemsiz“••• DAŞ” yazısının devamını oku

3 Aralık Dünya Engelliler Günü Röportaj Serisi 3 – Özlem

“Şu an kampüsün durumu korkunç. Hiç erişilebilir değil, bana güvende hissettirmiyor. Çünkü her yerde inşaat var, her yer karmakarışık, kendimi labirentin içinde yol bulmaya çalışıyor gibi hissediyorum.”

BUSOS BÜLTEN: Aralık 2024

Merhabalar, Yeni yılınızı en içten dileklerimizle kutluyoruz! 2025’in hepimize sağlık, mutluluk ve başarı getirmesini temenni ediyoruz. BUSOS (Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Hizmet Kulübü) olarak, bu güzel yılın ilk günlerinde sizlere her ay düzenli olarak hazırlamayı planladığımız “BUSOS Bülten” yazılarımızın ikinci sayısını paylaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Hatırlarsanız, ilk sayımızda bu dönemde Aralık ayına kadar BUSOS’ta neler yaptığımızı detaylı“BUSOS BÜLTEN: Aralık 2024” yazısının devamını oku

3 Aralık Dünya Engelliler Günü Röportaj Serisi 2 – Ali, Muhammed, Murat Can, Nur Sena

Toplumun bir kere engelli bireylerin kendilerinden daha kırılgan olduğu algısını ya da bütün sorunlarına el uzatılması gereken insanlar olduğu anlayışını bırakması lazım…