Boğaziçi Üniversitesi Dilbilimi Mezunu Özgün Emre Koç’un İnsan Hakları Günü Konuşmasının Sansürü Üzerine Bir demokrasinin var olmasını destekleyen en temel unsur katılımcılıktır. Demokrasi, halkın yönetime aktif katılım sağlamasıdır. Fakat katılımcıların tamamı, hiçbir zaman tek bir ideal düşünceye sahip olamaz. Bir evde bile beşten fazla çatışan fikrin kabulü olabilir. Böyle bir ortamda demokrasinin sağlıklı yürüyebilmesi için“Özgür ve Özgün Düşüncenin Önündeki Barikatlar” yazısının devamını oku
Kategori arşivleri: Non classé
Erkeklerin Anlattığı Kadınlar
Kadın nefreti gerçek. Sistematik bir kadın nefretinin içinde yaşıyoruz. Bu nefretten nereye kaçılabilir? Kendimizle baş başa kaldığımızda bile bizden nefret eden, bizi yetersizlik duygusuyla dolduran, baskısı altında hüküm sürdüğümüz erkeğin bakışıyla görüyoruz kendimizi. Kendi içimizde hala katışıksız bir özne olmanın mücadelesini veriyoruz. Erkek anlatımlarındaki failliğimiz ise bizi şaşırtmaya devam ediyor. Bu dönem TK221 dersinde Nabizade“Erkeklerin Anlattığı Kadınlar” yazısının devamını oku
Uzun Bir Veda Mektubuna Yanıt
Yalnızca Göklerde Aranmasın Yol Gösteren Yıldızlar: Uzun Bir Veda Mektubuna Yanıt Geçtiğimiz haftalarda Murat Gülsoy’un kampüse girişine izin verilmemişti, ne yazık ki sayısını çoktandır unuttuğumuz birçok hoca ve mezun gibi. Üzerinden çok geçmeden felsefe bölümü öğretim üyesi Yıldız Silier’in de görevine son verdi kayyum yönetim. Bu sabah bazılarımızın mail kutusuna düşen ‘uzun bir veda mektubu’“Uzun Bir Veda Mektubuna Yanıt” yazısının devamını oku
BUCampus KİMİN?
“Bizim evimize geldiniz, evimizi işgal ettiniz ama bizimle beraber de yaşamak istemiyorsunuz.” Prof. Dr. Mine Eder1 Üniversitemizin değerli akademisyenlerinden Prof. Dr. Murat Gülsoy geçen hafta emekli oldu. 40 yıl önce öğrenci olarak girdiği okula 30 yıl hizmet verdi, sayısız katkıda bulundu. Kuruluşundan bu yana müdürlüğünü yürüttüğü B. Ü. Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi“BUCampus KİMİN?” yazısının devamını oku
Yıldız Silier İle Özgürlük Üzerine Söyleşi -2-
Eslem Kınay Kısım II: Sözlü Söyleşi -2 Özgürlüğü, bir durumdan ziyade süreç olarak ele aldığınızdan bahsetmiştiniz. Özgürlük nasıl bir süreç olabilir, biraz daha açabilir misiniz? Tabii. Mutluluğu ve özgürlüğü birbiriyle karıştıranlar, ikisini de sadece bir durum olarak ele alıyorlar. Bir kere oraya varınca “ben artık mutluyum, tamamlandım” gibi bir hedef olarak ele alındığı için asla“Yıldız Silier İle Özgürlük Üzerine Söyleşi -2-“ yazısının devamını oku
Yıldız Silier İle Özgürlük Üzerine Söyleşi -1-
Eslem Kınay (*Söyleşi 2022 yazından. Üniversite yönetimi dönem içerisinde basılı sayı çıkarmak için matbaayı kullanmamıza izin vermedi. Dijital versiyonu da bu yazdan. İyi okumalar.) Kısım I: Yazılı Söyleşi Oldukça genel bir tanımla başlayacak olursak özgürlük nedir veya ne zannedilir? İlk bakışta, canının her istediğini yapabilen bir insanın özgür olduğu düşünülür. Böylece mutluluk ve özgürlük kavramları“Yıldız Silier İle Özgürlük Üzerine Söyleşi -1-“ yazısının devamını oku
Bilinmeyene Olan Nefret
Selam, bu yazıma koyduğum başlık seni hangi düşünceden yakalayıp okumaya teşvik etti bilmiyorum, ama merak ediyorum: ‘bilinmeyene olan nefret’ ifadesi sende neler uyandırıyor? Bilinmeyen şeyler dünyası çok geniş; uçsuz bucaksız. Çocukluğumuzu düşünelim, ailemiz dışındaki dünya nasılda yabancı ve korkulu bir bilinmezlik gibi gelirdi değil mi? Hepsi birer tehditmiş gibi. Güvenli ve bizi koruduğuna inandığımız alan,“Bilinmeyene Olan Nefret” yazısının devamını oku
HAKLI MÜCADELEMİZİN “RAK RAK” SESLERİ
Varoluşundan gelen bir mücadelenin içinde olmak, kolay değildir. Hayatını hayallerine uydurmaya çalışırken sürekli önüne engeller konulur. Kendine göre yaşamak zorunda bırakılırsın. Seçimlerin kişiliğine ve kim olduğuna bağımlı hale gelir. Toplum “sen”i kabul etmez, kendine ait görmez. Dışarıdan bir göz haline gelirsin; ailenden, arkadaşlarından, mahallendeki insanlardan uzağa atılırsın. Kolay değildir; kendin olmak, olduğun kişi için mücadele“HAKLI MÜCADELEMİZİN “RAK RAK” SESLERİ” yazısının devamını oku
