Haberiniz Var mı?

Bugün, “Bilim Tarihinde Kadınlar ve Kızlar” günü. Tarihte var olmuş kadınlar gibi, adı silinmeye yüz tutmuş, çoğumuzun duymadığı bir gün. Sahi, kadınlar neler yapmış, haberiniz var mı?

Maria Skłodowska (1867-1934) – Bizim bildiğimiz adıyla Marie Curie, hayatı boyunca 2 Nobel ödülü kazanan ilk, 2 ayrı bilim dalında Nobel kazanan tek kişidir. Fizik camiasının toplandığı Solvey Konferanslarına katılan ilk kadın bilim insanı da odur. Aynı zamanda Curie ailesi 3 Nobel ödülü daha kazanmış, Maria’nın küçük kızı Ève, UNICEF’in yöneticiliğini yapmıştır [1]. Buna rağmen o dönemin ünlü bir diğer bilim insanı Langevin ile bir yasak ilişkisi olduğu öne sürülerek adı karalanmaya çalışılmıştır. Aynı zamanda Maria, anavatanı Polonya’yı anmak adına soyadının Skłodowska olduğu konusunda ısrar etse de hala Marie Curie olarak anılmaktadır [2] [3].

Ada Lovelace (1815-1852) – C. Babbage’ın tasarladığı tam fonksiyonel (Turing-complete) Analitik Makine, bugünkü anlamıyla ilk bilgisayardır [4] [5]. Lovelace, bu bilgisayarı kullanarak Bernouille Serisi’ni hesaplayacak kodu, ilk bilgisayar programını yazıp yayımlayan kişidir [6].

Emmy Noether (1882-1935) – Fizikte bugüne kadarki en temel ilişkilerden birini bulan Noether, bu listede adı kaybolmayan iki isimden biridir. Matematik ve fizikte Noether, çokça teoremin isim analığını yapmıştır. Noether, modern fizikte çok önem kazanan simetriler ve korunma yasalarını birbirine bağlayan ilişkiyi bulmuştur [2] [7].

Rosalind Franklin (1920-1958) – DNA’nın çift sarmal yapısı için hala Watson-Crick modeli denilebilmektedir. Bahsi geçen bu iki bilim insanı, Franklin’in ve onca bilim insanının buluş ve katkıları üzerine bu keşfi yapmış, çalışmalarda diğerlerinden bahsetmemişlerdir. Hatta Franklin’in laboratuvarında çekilen Photo 51, Franklin’in laboratuvar asistanı tarafından habersizce Watson’a iletilmiştir [8]. Günümüzde DNA’nın çift sarmal yapısı için 20’den fazla bilim insanının katkısı kabul edilmektedir [2] [9].

Lise Meitner (1878-1968) – L. Meitner, Otto Hahn’la birlikte nükleer fisyonu keşfetmiştir. Ancak Meitner, bu fenomenin daha önce gördüklerinden farklı olduğunu (yani gerçekten bir keşif yaptıklarını) göstermiş, ve adını koymuş kişidir. Buna rağmen, Nobel ödülünü yalnızca Otto Hahn almıştır [2] [10].

Stephanie Kwolek(1923 – 2014) – Kwolek, Formula arabalarının ve bisikletlerin lastiklerinden sağlam giysilere, davul zarlarından kurşun geçirmez yeleklere uzanan Kevlar’ın kaşifidir. Aynı zamanda Kevlar’ın keşfiyle organik ve polimer kimyası da canlanmış, önemi daha iyi kavranmıştır [11]. Kwolek’in keşfi sırasında çalıştığı firma DuPont, bugüne kadar bu malzemeden milyar dolarlık kazançlar elde etmişse de Kwolek, bu keşiften direkt finansal bir kazanç sağlamamıştır [12].

Chien-Shiung Wu(1912-1997) – Wu, Manhattan Projesi’nde yer almış ve uranyum zenginleştirme tesislerinden birindeki radyasyon zehirlenmelerinin kaynağını doğrulamıştır. Daha sonra Wu, parçacık fiziğindeki farklı bir çalışmasıyla (Wu Experiment) Bell Teoremi’nin ihlal edildiğini ilk gösteren deneylerden birini yapmıştır. Sonrasında Wu’nun şanssızlığı bitmemiş, ve deneyiyle kanıtlanan teorinin sahipleri Nobel ödülü kazansa da Wu, ödüle dahil edilmemiştir. Daha sonra çokça çalışma daha yapmış, MIT’de bir konuşmasında cinsiyet eşitsizliğiyle ilgili sözüyle dikkat çekmiştir:

“I wonder, whether the tiny atoms and nuclei, or the mathematical symbols, or the DNA molecules have any preference for either masculine or feminine treatment” [13]

Kadınlara bilim ve teknolojide az yer verilmiş olması kadar varlıkları da tek bir örneğin tekrarı gibi küçültülmüş, bazılarına Marie Curie üzerinden lakaplar takılmıştır [10] [13]. Lise Meitner’a “Alman Marie Curie”, Chien-Shiung Wu’ya “Çinli Marie Curie” demek, onların özgün zekasını arka plana atan, aynı mucizenin tekrarı gibi gösteren, insanları bir tiplemeye sığdıran sıfatlardır [14]. Kadınların bilime katılamamasındaki bir engel de bu başarılı insanların tek bir tipe indirgenmesi, tanınmamasıdır. Böyle tiplemeler, gelecek adayların rol modelleri olmamasına neden olur, yine kadınların önünü keser [15]. Ayrıca kadınlar, bilim ya da teknoloji alanlarına bariyerler aşmadan giremez. Öncelikle o işe uygun olmadığı sanısıyla savaşır, o hayalin peşinden koşarken de başarısızlık korkusunu, sosyal ve ekonomik sınırları aşması gerekir – bunlar da sistemsel bir dışlanmışlıktan öte değildir [15].

Kadın vücut ve sağlığının da sistemsel olarak dışlanması, ancak son yıllarda dikkat çekilmiş bir konudur. İlaç testlerinde, hastalık tanılarında kadın vücudunun hala “karmaşık hormonlar ve problemler” barındırdığı gerekçesiyle dışlanması, kadınları çokça araştırmadan mahrum bırakmaktadır. Hastalık ve ilaçların kadınlardaki araştırılmamış etkileri ölümcül sonuçlar doğurabilse de bu eksik, sürekli göz ardı edilmektedir [16]. Ancak kadınların dışlanmışlıkları bununla da sınırlı değildir. Rahim kaynaklı olmayan problemlerde bile hamilelik testleri yapılan, hastanın beyanının ya da problemlerinin tamamen yok sayıldığı vakalar hala bulunmaktadır [17].

Örnekler saymakla bitmez. Ama tekrar eden şeyler aynı. 20. Yüzyılda yıldızların içeriğini keşfeden Gaposchkin’in, Cambridge’den kadın olduğu için mezun edilmese de pes etmeyip Harvard’daki ilk astronomi doktorasını kazanması [2] [18]; yıllarca yaşıtlarıyla aynı okullara sokulmayan, önü kesilen kadınlar; R. Franklin’in çalınan Photo 51’ı; kadınların belli alanlara uygun görülmemesi; başarı hikayelerinin birer karikatüre indirgenmesi; kadınların sözlerinin ya da vücudunun aynı değeri görmemesi aynı hikayenin tekrarıdır. Maalesef bu hikaye tekrarlanmaya devam etmektedir. Kadınların ya da belli kitlelerin farklı alanlarda arka plana itilmesi, daha az ödüllendirilmesi, yapıtlarının sahipsizleştirilmesi; ad, vücut ya da beyanlarının önemsenmemesi – kısaca temelsiz ayrımcılık hikayesi, devam etmektedir.

M. Furkan Özkan – Artı dergi

Kaynakça:

[1]«Ève Curie,» Wikipedia, [Çevrimiçi]. Available: https://en.wikipedia.org/wiki/%C3%88ve_Curie.
[2]IFLScience, «Women in Science,» YouTube, [Çevrimiçi]. Available: https://www.youtube.com/watch?v=W53Ks824GTA&list=WL&index=3.
[3]«Marie Curie,» Wikipedia, [Çevrimiçi]. Available: https://en.wikipedia.org/wiki/Marie_Curie.
[4]«Analytical Engine,» Wikipedia, [Çevrimiçi]. Available: https://en.wikipedia.org/wiki/Analytical_engine.
[5]«Turing Completeness,» Wikipedia, [Çevrimiçi]. Available: https://en.wikipedia.org/wiki/Turing_completeness.
[6]«Ada Lovelace,» Wikipedia, [Çevrimiçi]. Available: https://en.wikipedia.org/wiki/Ada_Lovelace.
[7]«Emmy Noether,» Wikipedia, [Çevrimiçi]. Available: https://en.wikipedia.org/wiki/Emmy_Noether.
[8]«Photo 51,» Wikipedia, [Çevrimiçi]. Available: https://en.wikipedia.org/wiki/Photo_51.
[9]«Molecular Structure of DNA’s,» [Çevrimiçi]. Available: https://en.wikipedia.org/wiki/Molecular_Structure_of_Nucleic_Acids:_A_Structure_for_Deoxyribose_Nucleic_Acid#DNA_structure_and_function.
[10]«Lise Meitner,» Wikipedia, [Çevrimiçi]. Available: https://en.wikipedia.org/wiki/Lise_Meitner.
[11]«Kevlar,» Wikipedia, [Çevrimiçi]. Available: https://en.wikipedia.org/wiki/Kevlar.
[12]«Stephanie Kwolek,» Wikipedia, [Çevrimiçi]. Available: https://en.wikipedia.org/wiki/Stephanie_Kwolek.
[13]«Chien-Shiung Wu,» Wikipedia, [Çevrimiçi]. Available: https://en.wikipedia.org/wiki/Chien-Shiung_Wu.
[14]«The Smurfette Principle,» Wikipedia, [Çevrimiçi]. Available: https://en.wikipedia.org/wiki/Smurfette_principle.
[15]N. GARBUZ, «THE GENDER GAP IN STEM: A HISTORICAL PERSPECTIVE,» Instrumentul Bibliometric National, [Çevrimiçi]. Available: https://ibn.idsi.md/sites/default/files/imag_file/274-278_14.pdf.
[16]B. Balch, «Why We Know So Little about Women’s Health,» AAMC, [Çevrimiçi]. Available: https://www.aamc.org/news/why-we-know-so-little-about-women-s-health.
[17]C. C. Perez, «Drugs Don’t Work,» %1 içinde Invisible Women.
[18]«Cecilia Payne-Gaposchkin,» Wikipedia, [Çevrimiçi]. Available: https://en.wikipedia.org/wiki/Cecilia_Payne-Gaposchkin.
Rosalind Franklin’s Photo«Rosalind Franklin,» Brittanica, [Çevrimiçi]. Available: https://www.britannica.com/biography/Rosalind-Franklin#/media/1/217394/99712.

Yorum bırakın